Röportajları ibretle izledim; (Tam Makro İktisada Giriş dersinde malzeme olacak cinstendiler)
Örnek bir diyalog şöyleydi;
Muhabir --- Teyze kişi başına düşen gelirimiz arttı, 7500 dolar oldu ne diyorsunuz?
Teyze --- Nasıl arttı evladım, benim cebimdeki para artmadı bu da nereden çıktı. Dalga mı geçiyorsunuz benimle.
Devamında gelen bütün röportajlara verilen cevaplar bu tarzdaydı. Özetle vatandaş bu işte bir yanlışlık olduğunu sezinliyor ancak uygun cümleyi bir türlü kuramıyor derdini anlatamıyordu. Derdini anlatamayınca derman da bulamıyordu.
Onlar da Dokuz Eylül Üniversitesinde İlkin Baray hocadan 3. sınıfta Büyüme (bunu 3 defa aldım), 4. sınıfta kalkınma (bunu da 2 defa alma şerefine eriştim) almış olsalardı. Bu soruya gayet net cevap verebilirlerdi. Hala hocanın sözleri kulaklarımda çınlıyor "büyüme demek kalkınma demek değildir". Ekonomik kalkınma nedir? diye soru sorduğunda ekonomik büyümenin tanımını yapmak en büyük hatalardan biriydi. Kağıdı boş versen belki de daha fazla not alabilirdin. Hala o derslerden aldığım ders notlarını hazine gibi saklarım.
Gerçi buradaki mesele bir büyüme meselesi değil. Hesaplama yönteminde değişikliğe gidilmesi nedeni ile GSMH değerlerinin yüksek çıkması. Ülkemizde gelir dağılımının bozuk olduğunu görmemek imkansız. İşin ne yazık ki kötü tarafı ise yapılan hesaplamaların doğru olması. Daha önce az olan gelirimiz adaletsiz dağılıyordu, şimdi daha çok alan gelirimiz daha adaletsiz olarak dağılıyor. Sevinsek mi, üzülsek mi şaşırdık vallahi.
Ve tabii ki bu hesaplama yöntemi geriye doğru uygulansaydı, kişi başına GSMH'nın bir anda artmadığı açıkça görülebilirdi. Şimdi buyurun bu acayip verilerle ekonometrik analiz yapın.
Şimdi sadede gelelim. Vatandaş aslında büyümeyle kalkınmanın aynı şey olmadığını biliyor. Ancak kendini ifade edemiyor.
Öncelikle GSMH tanımını yapalım.
Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH); bir ekonomide, belli bir dönemde , üretilen toplam nihai malların parasal değeridir. Büyüme bu değerin artış oranıdır.
Peki kalkınma nedir? Aslında Kalkınma bir çok tanımın bir bileşkesidir.
- Kalkınma, çok yönlü bir bilim dalıdır,
- Kalkınma, büyüme ile ilişkilidir. Büyüme olmaksızın kalkınma olmaz. Ancak yalnızca büyüme yapısal değişikliği göz önünde bulundurmaz.
- Kalkınma, insan ve toplum yararına bir bilim dalıdır.
- Kalkınma sadece sayısal (kantitatif) değil aynı zamanda niteliksel boyutludur.
- Kalkınma, kendine özgü bir terminolojiye sahiptir.
- Kalkınma, henüz kuramsal bütünlüğe sahip olmayan bir bilim dalıdır.
Kalkınmanın amaçları ise şunlardır.
- Kalkınma ile düşük kişi başına düşen gelirden, yüksek kişi başına düşen gelire ulaşılır.
- Kalkınma bir yapısal değişikliktir.
- Kalkınma toplumsal davranışlarda, alışkanlık ve değer yargılarında bir değişikliktir.
- Kalkınma reel gelir artışıdır.
- Kalkınma eğitim anlayışının değişmesidir.
- ve daha bir çok madde eklenebilir
Sonuç olarak;
GSMH'de meydana gelen artışlar bu amaçlara ulaşmamızı sağlayamadığı için insanlara kötü bir şaka gibi gelmektedir.
EK
-------------------------------------------------------------------------------
NTVMSNBC'nin 10 Mart 2008 tarihli haberine göre yeni hesapla Türkiye'nin kişi başına düşen milli geliri 7500 dolara yükseldi.
Yeni hesapla kişi başı gelir 7.500 dolarYeni milli gelir hesaplama yöntemine göre Türkiye’nin 2006 yılı GSYH’sı 758 milyar YTL oldu. Kişi başına düşen milli gelir ise 7 bin 500 dolara yükseliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Ömer Demir, yeni milli gelir hesaplama yöntemine göre Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı.
TÜİK Başkanı Ömer Demir, tamamlanan milli gelir güncelleme çalışmalarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında, 576 milyar YTL olan 2006 yılı GSYH’nın yüzde 31,6 artışla 758 milyar YTL’ye ulaştığını söyledi.
Demir, kişi başına düşen milli gelirin ise 2006 yılı için 7 bin 500 dolar düzeyinde tahmin edildiğini açıkladı. Bu rakam, daha önceki hesaplamalara göre 5 bin 480 dolar idi.
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/news/438446.asp (10 Mart 2008 Pazartesi)
Hürriyet gazetesinin 10 Mart 2008 tarihli haberi ise şöyle.
Türkiye’nin 2006 milli geliri yeni hesaplama yöntemine göre 758 milyar YTL’ye (611 milyar dolar) çıkınca kişi başına düşen milli gelir bir anda 7 bin 500 dolara yükseldi.Amerikan gizli servisi CIA’ya göre ise 2007’de Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 9 bin 400 dolar.
TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), yeni milli gelir hesaplama yöntemine göre Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla’yı (GSYH) 2006 yılı için 758 milyar YTL (611 milyar dolar) olarak açıklayınca kişi başına düşen milli gelir bir anda 7 bin 500 dolara çıkmıştı. Değişikliğe sebep olan, Türkiye’nin Avrupa Hesap Sistemi’ne (ESA) geçmesi oldu. Türkiye’de kişi başına düşen gelir hesaplama yönteminin değişmesiyle bir anda 2 bin 20 dolar artarken, Amerikan gizli servisi CIA’ya göre ise 2007’de Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir 9 bin 400 dolar.1
9 ÜLKEYİ GEÇTİK: 611 milyar dolar olarak açıklanan yeni rakama göre Türkiye, dünya milli gelir sıralamasındaki 17’inciliğini pekiştirdi. Vatandaşa bir yansıması olmasa da kişi başına düşen milli gelirin artmasıyla, kişi başına milli gelir sıralamasında Türkiye 9 ülkeyi birden geride bıraktı. Sıralamada 53’üncü olan Türkiye artık Rusya, Lübnan, Romanya, Brezilya, Malezya, Uruguay, Bostwana, Gabon ve Venezüela’yı geçerek 44’üncülüğe yükseldi.
LÜKSEMBURG’LA FARK GERİLEDİ: 89 bin dolar ile kişi başına düşen gelirde ilk sırada yer alan Lüksemburg ile Türkiye arasındaki fark 16 katken, yeni hesaplamayla bu fark 12 kata geriledi. 13 trilyon dolar milli gelir ile dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD arasındaki fark ise 33 kattan 21 kata indi.
’ÜST ORTA GELİR’E YÜKSELDİ: Uluslararası Para Fonu’nu (IMF) kişi başına düşen milli geliri 7 bin doların üzerinde olan ülkeleri üst orta gelirli ülkeler kategorisinde değerlendiriyor. IMF'nin verilerine yansıması halinde üst orta gelirli ülkeler sınıfına yükseliyoruz.
CIA RAKAMLARI YÜKSEK: Türkiye’deki kişi başına milli gelir rakamları Amerikan gizli servisi CIA’ya göre, her zaman Türkiye’de açıklanan resmi rakamların üzerinde bulunuyordu. 2004 yılında Türkiye’de kişi başına düşen milli gelir TÜİK’e göre 3 bin 383 dolar iken, CIA’ya göre 7 bin dolardı. CIA2007’de Türkiye’de kişi başına düşen milli geliri de 9 bin 400 dolar olarak açıklıyor.
Kaynak:http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/8414289.asp ( 10 Mart 2008 )
Kalkınma rakamlarını açıklasınlar da görelim.Negatiftir.Gelir dağılımı daha da bozulmuş,toplum fakirleşmiştir. Cumhurbaşkanı oğlu, başbakan oğlu damadının, maliye bakanının oğlunun ve iktidar yanlılarının cebine giren para, büyüme göstergesi değildir. Kalkınma olmayan büyüme tehlikelidir.Kamu bankalarından çıkan, bu çıkar gruplarının cebine giren paralarla büyüme mi açıklanıyor? İnsanı içine almayan büyüme rakamları yoksulluğun ve yolsuzluğun daha da arttığının yansımasıdır. Verilen büyüme rakamları hesaplama yöntemlerinin değişimi de iktidarın takiyyelerinden biridir. Bilim sizi inkar ediyor. Reel gelir artışları bunu doğruluyor.
YanıtlaSil