31 Ekim 2007 Çarşamba

Matematik Özürlü Bir İktisatçının İbret Verici Öyküsü

Kimmiş o diye sağa sola bakınmayın? O kişi benim. Geçmişe baktığımda matematikle olan gerilimli ilişkimin daha çok lise yıllarıma denk geldiğini görüyorum. Orta okulda iyi bir başarı elde etmiş ve buna da alışmıştım. Liseyi İzmir Atatürk Lisesi'nde okumaya başladığımda fen sınıfındaydım. İlk senemde fizik-kimya ve matematikten aldığım ilk notlar 1'di. Nasıl şoka girdiğimi hatırlıyorum. Bu başarısızlık moralimi çok bozmuştu İzmir Atatürk Lisesi'ni bırakıp başka bir liseye geçmeyi kara kara düşünüyordum. Ancak onca sıkıntıya rağmen akıllılık edip bırakmadım. Lisemi çok seviyordum. İyi ki de bırakmamışım.



Baktım ki bu iş böyle yürümeyecek. Bir karar vermem gerektiğini anladım. Okulun rehber hocasının ne iş yaptığına emin değildim. Karar verme konusunda yardıma ihtiyacım olduğu halde arkadaşlar kafayı üşüttüğümü düşünürler mi diye gidip de soramıyordum. Güler misin, ağlar mısın? Ne istediğimi bilmiyordum ancak ne istemediğimi gayet net bir şekilde anlamıştım. Aslında babam mühendis olmamı istiyordu ama ben başarılı olamayacağımı anlayınca lise üçüncü sınıfta edebiyat bölümüne geçtim. Ne kadar ferahladığımı anlatamam. Felsefe mantık ve sosyolojiyi sevmiş çok da başarılı olmuştum. Hatta teşekkür belgesi bile alarak arkadaşlarımın alaylarına maruz kalmıştım. Malum o yıllarda edebiyat bölümüne gidenlere işe yaramaz haytalar gözüyle bakılırdı. Bu bakış bizi de olumsuz etkiliyordu. Sevmediğimiz yatkın olmadığımız konuları öğrenmekte zorlanıyorduk.

Ancak ne kadar iyi bir karar vermiş olduğumu yıllar geçtikçe daha iyi anladım. Ailelerinin baskısıyla fen ya da matematik sınıflarında devam eden bazı arkadaşlarım mühendislik tercihlerinin en sonuncusuna zar zor girebildiklerine üzülerek şahit olmuştum. Ne yazıktır ki bu arkadaşlarımın üniversite hayatları da pek kolay geçmedi. Mezun olduklarında da çoğu mühendis olarak iş bulamadılar. İnsanlar sevdikleri işlerde daha mutlu ve başarılı oldukları su götürmez bir gerçek.

Her ne kadar kendimi matematik özürlü diye tanıtsam da ÖSS'de Lise 1 ve 2 konularından çıkan soruların neredeyse tamamını doğru cevaplayıp ilk tercihim 9 Eylül İktisatı kazandım. 25 matematik sorusu ile yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşünmüştüm. Öyle de oldu. Ancak lisede edebiyat bölümünde okuduğum için (o zamanlar Türkçe-Matematik bölümleri yoktu. 89-91 yılları) lise 3 konuları olan türev ve integralle tanışmam üniversite yıllarına ertelenmişti. Gel gelelim o tanışma da benim için pek hayırlı olmamıştı. Neticede o dönemki hocalarımız bunları bildiğimizi varsayarak (sihirli sözcüğümüz) konuları işlemişti. Ben de matematik dersinden zar zor geçebilmiştim. Ancak aradan zaman geçip yüksek lisansa başladığımda günümüz iktisadının ne kadar matematik meraklısı olduğunun da daha bir bilinçli şekilde farkına vardım.

Matematiği (daha doğrusu lise 3 ve sonrası - yani iktisatçıların en çok kullandıkları kısımları) nasıl mı öğrendim? Aslında halen mükemmel derecede konulara hakim olduğumu söyleyemem. Yeri geldikçe kitaplarımı açıp unuttuğum konuları hatırlıyorum. Ya da bilmediğim şeyleri öğreniyorum. Türev integral konularına açık öğretim fakültesinin kitaplarını kullanarak giriş yaptım sonrasında ise "İşletme ve İktisatçılar için Matematiksel Yöntemler" adlı kitap çok işime yaradı. Daha önce pek çok matematik kitabı ile çalıştım ancak bu kitabın anlatım sadeliğini ve bolca örnek vererek konuları pekiştirerek öğretmesini başka bir kitapta göremedim. Şüphesiz kitap başlangıç seviyesinde denilebilir. Ancak yeni başlayanlar için matematiği öğrenmenin ne kadar sancılı olduğunu ben kendimden biliyorum. Bana çok yardımcı oldu. Umarım size de olur.

 

İşletme ve İktisat İçin Matematiksel Yöntemler

12 yorum:

  1. merhaba hocam sitenizde bizleri olumlu yönde etkileyen seyler okumak beni mutlu ediyor bende bunu üniversite 1. sınıfta kaldığımda düşünmüştüm ve şimdi sizin de dediğiniz gibi akıllılık yapmadığıma seviniyorum

    YanıtlaSil
  2. neslihan ertaş9 Aralık 2007 12:11

    merhaba cengiz hocam ben adanaddaki okulunuzda okumuş istanbulda yaşayan öğrencizim 2004 te mezun olmuştum bizleri adanadaki derslerimizde geleceğe yönelik hazırlardınız sadece ders değil hayatla ilgili örneklerinizi sunardınız ve şuan sizi sitenizden takip ediyorum yine bizleri bilinçlendiriyosunuz biz kozan meslek yüksekokulu öğrencileri adına size teşekür eder saygılarımı sunarım

    YanıtlaSil
  3. Hocam Pek çok ortak yönümüz var , iktisat , bilişimle ilgimiz alakamız vs ama sanırım en büyük ortak yönümüz bu :)

    Bende matematik özürlü bir iktisat öğrenciyisim :D

    Sevgiler ...

    YanıtlaSil
  4. Aslında insanın azim edip de başaramayacağı şey yok. İnsan en çok bilmediği şeyden korkuyor. Öğrendikçe, aydınlandıkça bu korku dağılıyor. Çocukkken korktuğumuz şeyleri büyüdüğümüzde hatırladığımızda "bundan nasıl korkmuşum" diyoruz. Eğer bu korkulardan sıyrılamazsak, başımıza bela oluyorlar. Ömrümüz boyunca her yerde karşımıza çıkıyorlar.
    Matematik korkusunun da içimize işlemesinde en büyük pay ne yazık ki eğitim sistemimiz. Öyle bir gözümüz korkuyor ki anlamsız olduğunu mantıken kabul etsek de üzerimizden atamıyoruz.
    Bu korkudan kurtulmak için tek çaremiz pek hoşumuza gitmese de azimle çalışmak, temeldeki eksikliklerimizi tamamlayarak ilerlemek. Sonuç olarak ben çok istedim, çalıştım ve öğrendim. Ben başardığıma göre siz neden başaramayasınız.

    YanıtlaSil
  5. hocam hikayenizi okudum ve cok etkilendim.ben matematik bölümü 3.sınıf öğrencisiyim ve ekonometri okumak istiyorum yüksek lisans tabii.bana yardımcı olabilirmisiniz nasıl bir yol izlemem gerk.cok tesekkürle

    YanıtlaSil
  6. Kusura bakmayın rahatsız ediyorum ama ben matematik öğretmenliği öğrencisiyim.Açıköğretimde işletme yada iktisat okumak istiyorum.Hangisinin benim için ilerde daha faydalı olucağina karar veremedim.Bilgilendirirseniz sevinirim.

    YanıtlaSil
  7. Merve'ye;
    Değerli arkadaşım aslında zor bir soru sormuşsunuz. Açıkçası sizin hayattan beklentilerinize göre cevap değişecektir.
    Size ancak şunu söyleyebilirim. Eğer piyasadaki firmalarda çalışmayı düşünüyorsanız işletme daha faydali olacaktır size. İktisat ise uzaktan güzel görünür, yakınlaştıkça çilelidir. Ayrıca açıköğretimin kitaplarından değilde hazırlık kitaplarından konular öğrenileceğine sorular ezberleneceğinden iktisadı iyi öğrenemezsiniz. İyisi mi siz işletmeyi tercih edin.

    YanıtlaSil
  8. Yardımlarınız için çok teşekkür ederim.Ben öyle kolay kolay çalışmaktan vazgeçmem.Benim için faydalı olacağına inandığım bir şey için sonuna kadar çalışırım...Biliyorum ki açıköğretimde iktisat okuyo olmam sadece o sınavları geçmem gerkliliğini doğuruyo gibi düşünülüyo çoğu zaman ve birçok öğrenci tarafından...Fakat aynı şey işletme için de geçerli... Ne yazık ki üniversitelerde bile sürekli ezbere öğrenmeye çalıştığımız bi eğitim sistemi var.Düşünceleriniz için çok saolun iyigunler...

    YanıtlaSil
  9. mrhb hocam.ben lise 4 son sınıf öğrencisiyim.bu sene öss yi kazanacağımı varsayarak ilk tercihim olacak olan ''iktisad''bölümüne size sormak istiyorum.ben matematik te çok zorlanıyorum.acaba iktisad bölümünde 4 yıl boyunca hep matematik dersleri mi veriliyor?verilse bile ağırlık dereceleri nasıl.lisedeki gibi mi?yoksa daha mı ağır.buna vereceğiniz cevaba göre yolumu çizmek istiyorum.şimdiden vereceğiniz cevap için tşk ederim.

    YanıtlaSil
  10. Hayata insanın başaramayacağı hiç birşey yoktur ben köy çocuğuyum 6 kardeşli bir ailenin ortanca kızıyım aile ekonomisine katkıda bulunmak için hepimizin bir görevi vardı bu görevi yerine getirmesek günlük yaşamımız sarsıyordu okular acılıyordu biz okula gidemıyorduk öretmenler gelierdi ne olursunuz karne vereceyız çocuklar bı kaç gün gelsın derdıler ailemiz kar yağmdan bizi okula yolamazlardı okulmu içler acısi öretmen yetersız olanda bizi kıtlerdi sınıfa çeker gıderdı bazen akşam olunca pencereden atlar gıderdık
    evde çamaşır yıkandımı babam okula gelır çocuklara izin verın bugün ekmek pışecek bugün çamaşır yıkanacak derdı arkasına düşer gelırdık
    zaten gelemıyenlerde orda dersişlemezlerdi öretmenin çocuna bakar çamaşırını felen yıkarlardı okulda tek örendiyim şey kimyasal deyişim öretmenin canı helva istedimi hadı un yağ şeker getirin kimyasal deyışımı işleyelim diye sölerdi bizde götürürdük karısı gelıer di yanan sobanın üstünde bize helva yapımını gösterirdi bizde bakardık helva pışınce ders bu kadar derdı onlar helvayı yemeye koyulurdu bız eve gıderdik ilk okul biti ortokula başladık
    8 kilometre yol gidiyoruz çok heveslıyız
    ama okumayı bılmıyoruz
    neyse koyuldum işe kümeler felen derken tam teşekür alıyordumki muzikçi sordu kım direk gecıyor dedim ben senmisin gecen dersime 1 verdı hayatımda hiç o kadar alamamıştım bır ablam vardı süper zekı kendi kafasından yöntemler buluyordu 2 sınıf başladı
    dersler çok zor hele 4 işlemı bılmeyen bırı için felaket
    neyse hergün ezberleyıp gıdıyorum
    tam yazılılar başladı benı çalıştıran ablanmı bır kaza sonucunda kaybetım
    o noktada hayatım karardı
    o sene sınıfta kaldım
    annemde bır halı örme sevdası başladı benı heveyle döverek halı ördürütordu kıtabım felan yok nası gececem kaldım deslerdemn
    hergün komşuya gıder kıtap isterım 1 saat sonra gelır elımden alırlar gectım 3 e
    ailede sorunlar başladı derken aile daldı ane bıraktı gıtı büyük ablada onla ev kaldımı benım üstüme inek oyun at eşek derken 0 yılda sınıfta kaldım yazamıyacam şu an alıyorum belkı dakha sonra devam ederim

    YanıtlaSil
  11. Cengiz Aytun9 Ekim 2008 16:20

    Filiz'e;
    Yorumunu yayınlayıp yayınlamamak konusunda çok düşündüm. Herhangi bir yorum yapmadan yayınlıyorum. Başarılar.

    Filip'e;
    http://idari.cu.edu.tr/tr/dicerik.pl?bolum=iktisat adresinden iktisat bölümünün ders içeriklerine bakabilirsin.
    Başarılar.

    YanıtlaSil
  12. ben ekonometri 2.sınıf öğrencisiyim tamamen aynı olmasada bu hikaye beniim kine çok yakın ekonometri öğrencisiyim türev integralde zorlanıorum yazdım ve google dım umarım sonuç da benzer olur ve bu iş benim için kabus olmaktan çıkar

    YanıtlaSil